Pages

14.11.09

e`

bi yana bıraktım kalemimi, silgimi.. tek yaprağı kopmuş papatyalar çizip fotoğraflarını çekmekten vazgeçtim. istanbul'da bıraktıklarımın yerini tutmadılar, hem onların hepsi 'seviyor' çıkacak şekilde seçilmişti, hatırlıo musun? :)

şimdiyse 'he loves me. he loves me not'..
kartpostal almam, mızıka çalmam ve o filmi izlemem gerekio artık :)
darker side of amélie..

çevremdeki herkes mutsuz neredeyse..
ama sen hala güldürüosun beni; anlamadım daha mi kötü, daha mı iyi..
yine de.. karapaks'ın dediği gibi:
'hiç olmazsa biz onlardan değiliz' diyebilmenin mutluluğuyla, zaman zaman dudaklarımız gülümseme kıvamında (:
zaten ben de hüznü gözlerinin arkasında olan kız'ım..
ve sevmekten ölen balık'ım..
dionysiac değilim ama, bi süreliğine; ilerde yine olurum belki :)
sen yapsan ne güzel olur..

o değil de, telsizler nerde yaa?!

8.11.09

oyh..


of, böyle bi kedim olsa, kedileri sevebilirdim valla..
ne acıklı bakıyorsun sen öyle.. ağlama, ben severim seni..

6.11.09

hopelessly boring

günlerdir kendimi yiyorum, bu kadar yorgun olmamın nedeni bu belki de. bu düşünceler içerisindeyken, uyuduğundan da bi şey anlamıyor ki insan. geç yatıp erken kalkıyorum, kimse uyandırmadan. müzik dinliyorum, şiirler okuyorum. her yazıda kendimi arıyorum. bunu yapmasam, bulmam da belki, ne dersin?

ama anlatmışlar işte insanlar, hepsi birbirine benziyor. yalnız hissetmiyorum kendimi, mutsuz da değilim hatta. çok düşünüyorum sadece. aslına bakarsan, tek yaptığım düşünmek. seni... tam da şöminenin önünde christmas şarkıları dinlemişken frank sinatra'dan, john lennon'dan ve christina aguilera'dan ve mutluluk doluyken içim, nereden çıktı acaba bu:

'if people were rain, i was drizzle and [he] was hurricane'..

4.11.09

..

ben seni özlememişim ki önceden, hem de hiç..