eğer hayatınızda, çok güzel bir şeye tanık olursanız, bi durun. nefes alın. derin derin nefes alıp verin. kimseye, gördüğünüzün veya yaşadığınızın ne kadar güzel olduğunu anlatmaya çalışmayın. kimseyi de dinlemeyin bu konuda. önce o, sizin kendi yaşadığınız şekilde, kendi duygu ve düşüncelerinizle sinsin içinize, başkalarının anılarıyla değil. eve gelince, ışığı kapatıp uzanın mesela. çünkü bu süre boyunca, ne kadar az şey görür, ne kadar az şey duyarsanız, o hikaye o kadar çok sizinle olur, o kadar çok da derine işler.
bazı şeyleri, yaşadığınız an unutamayacağınızı bilirsiniz. bir delinin hatıra defteri de, böyleydi benim için. şu an yaşadığım duyguların yoğunluğundan anlatmakta zorlandığım, muhtemelen hakkında bir yazı daha yazacağım bir oyundu. bazı insanların ne kadar "güzel" olduğunu görüp imreniyorum. erdal beşikçioğlu da onlardan biri, bir kez daha anladım.
şimdi fark ettim, ben de noktadan sonra küçük harfle başlıyorum :)
not : bi de oyun öncesi, ortamın nezihliğini yerle bir edecek şekilde gülmeme sebep olan, saçmasapan geyiklerimi, inatla sevdirmeye çalıştığım dizinin bilimum sahnelerini sabırla dinleyen, bi de tekrar başlamış şıpsevdiliğimi destekleyen biri var ki.. onu çok fena yirim ! evet.
:* etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
:* etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22.11.11
2.10.11
güneşi severim.
eylüle bi derece katlanabilirdim. ama ekime hiç hazır değilim. hava bu kadar soğuk olmamalı mesela, ben uzun kollu şeyler giymemeliyim, yorganla uyumamalıyım, odama güneş geldiğinde perdemi açık tutmamalıyım. kısacası, üşümemeliyim.
ama yeni kararlar aldım. hakkımda yazılan bi yazıya başta çok fazla duygulanıp günler sonra mantıklı düşünmeye başlayabildiğimde. böyle, her yere yazıyorum, herkese söylüyorum ki, unutmayayım, vazgeçmeyeyim. bu tatil bana o kadar iyi geldi ki, o yüzden bırakmak istemiyorum sanırım. birazcık daha iyi olmak istememi, herkes anlayabilir herhalde, di mi?!
o zaman, hem bi şeylere çok uygun, hem de günlerdir loop'tan çıkmayan şu şarkıyı dinleyin siz de.
>> there are moments when i don't know if it's real ...
en azından hava bulutsuz. gökyüzü masmavi. hep güneş var, artık erken batıyor olsa da.
ama yeni kararlar aldım. hakkımda yazılan bi yazıya başta çok fazla duygulanıp günler sonra mantıklı düşünmeye başlayabildiğimde. böyle, her yere yazıyorum, herkese söylüyorum ki, unutmayayım, vazgeçmeyeyim. bu tatil bana o kadar iyi geldi ki, o yüzden bırakmak istemiyorum sanırım. birazcık daha iyi olmak istememi, herkes anlayabilir herhalde, di mi?!
o zaman, hem bi şeylere çok uygun, hem de günlerdir loop'tan çıkmayan şu şarkıyı dinleyin siz de.
>> there are moments when i don't know if it's real ...
en azından hava bulutsuz. gökyüzü masmavi. hep güneş var, artık erken batıyor olsa da.
22.9.11
iyki..
en net hatırladığım anılarımdan biridir bu resmi yapışın. hala durduğunu bilmiyordum, kocaman bi dolabı karıştırana kadar. hiç büyümemiş olsak mesela, tekrar büyüsek. bu sefer hiçbi şeyi unutmazdım !! :)
yine beraber okula gitsek, arabanın arka koltuğunda oturup athena'dan şarkılar söylesek. mervelere gitcez diye çok sevinsek. ben senin için en yakın arkadaşımla kavga edip 4 gün konuşmasam. sen benim için en büyük meyve tabağını feda etsen. arka odada uyumaktan korktuğun için benim odamda, yer yatağında yatsan. dondurma yerken, sen sonradan canın çekmesin diye yavaş yediğin için ben kızsam. sana emeklemeyi öğretsem, hatta salonun ortasında parande atman için gaza getirsem. aynı pozları verdiğimiz bissürü fotoğraf daha çekilsek. sen hatıra defterine yazmam için bana bissürü sayfa ayırsan, ben de yazmaya hep üşensem. sen de benim aşık olduğum çocuğa seslenip, söyleyeceğin şeyi unuttuğun için onu sevdiğimi söylesen. sonra biraz kavga etsek, iki dakika sonra hiçbir şey olmamış gibi gülsek. annem "kavga etmeyin" dediğinde, "etmiyoruz ki" desek. babamın bize söylediği her şeyi, zamanı gelince biz de ona söylesek.
biliyorum, büyüdük ama değişmedi aslında hiçbir şey, hepsini yapıyoruz hala her gün, farklı şekillerde. hep yapalım. her zaman yapalım. senin, bu kuşlar gibi, havada bulut.'taki gökkuşağı gibi rengarenk bi hayatın olsun :) böylece sen de bizim hayatımızı renklendir!
iyki doğmuşsun ablacım.
"anne, ama neden kardeşime 'çirkin' diyorlar ki, o çok güzel bi bebek!"
13.2.11
bi doğumgünü.
ebet.çok uzaklarda olsan da, ihtiyacım olsa, yanımda olacağını biliorum.
kırgın bile olsan mesela..
ama her zaman derim, doğumgünlerinde küslük olmaz diye! :)
keşke burada olsan yarın, kilometrelerce yürütsem yine seni ta akay'a kadar :p
nerede olduğunu tam bilmediğim yerlere götürsem.
öbür kiraz tanemizle birlikte.
karaoke planı yapıp gidemesek bi türlü :p
fotoğraf çeksek bissürü. sonra göndermesek birbirimize :D
bütün bunları çok seviyorum.
seni çok seviyorum.
iyi ki doğmuşsun, nice mutlu mutlu senelere.
bizimle birlikte !
öperim :* muah..
19.5.10
sana değil, ona!
yaşarken hiç fark etmezsin, ne kadar değerli olduğunu.
hakkında hiç bilmediğin bi şeyi öğrendiğinde, neden bilmediğini, sana neden söylenmediğini sorgular durursun.
kendini suçlarsın, sormadığın için.
çünkü suçlanması gereken kişi uzaklaşmıştır çoktan.
sonra -hemen sonra- özlediğini hissedersin. çok özlediğini.
ama gidip bunu söylemezsin ona. söylesen, bi şeylerin düzelebileceğini bile bile.
unutup gitmeyi seçersin, önceden defalarca yaptığın gibi.
bi yazı yazarsın, herkes başka bir şey zanneder, bir sen bilirsin ne olduğunu.
p.s : 100. yazımın bu olmasını istemezdim, evet. ama üzgünüm. gerçekten.
hakkında hiç bilmediğin bi şeyi öğrendiğinde, neden bilmediğini, sana neden söylenmediğini sorgular durursun.
kendini suçlarsın, sormadığın için.
çünkü suçlanması gereken kişi uzaklaşmıştır çoktan.
sonra -hemen sonra- özlediğini hissedersin. çok özlediğini.
ama gidip bunu söylemezsin ona. söylesen, bi şeylerin düzelebileceğini bile bile.
unutup gitmeyi seçersin, önceden defalarca yaptığın gibi.
bi yazı yazarsın, herkes başka bir şey zanneder, bir sen bilirsin ne olduğunu.
p.s : 100. yazımın bu olmasını istemezdim, evet. ama üzgünüm. gerçekten.
6.5.10
sayılı günler kala..
bundan sonra yan yana olamasak da hep böyle güldüğünüzü bilmek istiyorum sadece.
evet, bazen zor, bazen dayanılmaz, bazen sıkıcı olabiliyor her şey.
ama hepsinin biteceğini bilmek bile yetmeli insana :)
çok sıkılınca dans etmeliyiz belki de.
hem bütün sıkıntılar düşer birer birer.
sonunda, buğulu da olsa, anılar kalır arkada :)
mutlu olduğumuzu hatırlayınca daha mutlu edecek anılar.
hangi şarkı çalıyordu bilmiyorum ama..
sizi böyle görünce ben de oynuyormuşum gibi mutlu oldum, gerçekten :)
p.s : herkes okusun istemedim feysbuk'tan. yirim adetaa! :*
evet, bazen zor, bazen dayanılmaz, bazen sıkıcı olabiliyor her şey.
ama hepsinin biteceğini bilmek bile yetmeli insana :)
çok sıkılınca dans etmeliyiz belki de.
hem bütün sıkıntılar düşer birer birer.
sonunda, buğulu da olsa, anılar kalır arkada :)
mutlu olduğumuzu hatırlayınca daha mutlu edecek anılar.
hangi şarkı çalıyordu bilmiyorum ama..
sizi böyle görünce ben de oynuyormuşum gibi mutlu oldum, gerçekten :)
p.s : herkes okusun istemedim feysbuk'tan. yirim adetaa! :*
28.3.10
25.2.10
iyi ki..
'a happy birthday girl' tam da böyle olur işte! :)
bu kadar çok çikolatası olan biri, nasıl mutlu olmasın ki.. hem de kelimesi kelimesine şunlar yazılmışken yeni kitaplarımdan birinde:
"duygusal açıdan sık sık değişiklik gösteren balık burcu için, çikolata vazgeçilmez bir sakinleştiricidir. bu nedenle çeşit konusunda herhangi bir kısıtlamaları yoktur. çikolatanın her türlüsünü severler ve mutlu olmak için hiç düşünmeden ağızlarına bir parça atıverirler."
onun dışında ayraçlar var tabi.. ilk defa koleksiyon yapıyorum! çok heyecanlıyım :) yanında da vazgeçilmez doğumgünü kartı.. olmazsa olmaz ki!
bi de herkesin olduğu bi fotoğraf kolajı :) resmen herkes var ya!
hiç üşenmemiş, hepsini fotokopi çektirmiş, çıkartmış, kesip yapıştırmış..
bi de koymuş masama güzelce..eve gelince..
nasıl 'happy birthday girl' olmayayım.. asıl onlar iyi ki varlar! iyi ki ya.. iyi ki..
mışırkk.. :)
bu kadar çok çikolatası olan biri, nasıl mutlu olmasın ki.. hem de kelimesi kelimesine şunlar yazılmışken yeni kitaplarımdan birinde:
"duygusal açıdan sık sık değişiklik gösteren balık burcu için, çikolata vazgeçilmez bir sakinleştiricidir. bu nedenle çeşit konusunda herhangi bir kısıtlamaları yoktur. çikolatanın her türlüsünü severler ve mutlu olmak için hiç düşünmeden ağızlarına bir parça atıverirler."
onun dışında ayraçlar var tabi.. ilk defa koleksiyon yapıyorum! çok heyecanlıyım :) yanında da vazgeçilmez doğumgünü kartı.. olmazsa olmaz ki!
bi de herkesin olduğu bi fotoğraf kolajı :) resmen herkes var ya!
hiç üşenmemiş, hepsini fotokopi çektirmiş, çıkartmış, kesip yapıştırmış..
bi de koymuş masama güzelce..eve gelince..
nasıl 'happy birthday girl' olmayayım.. asıl onlar iyi ki varlar! iyi ki ya.. iyi ki..
mışırkk.. :)
12.2.10
geçmişş (:
küçük kara balık'ımı her geldiğinizde besleyin, olur mu? (:
balıklar ilgi ister çünkü, hem yazık, açılacak denizi de yok bunun..
yakında bi tane de küçük kırmızı balık koyarım yanına belki..
o zaman canı da sıkılmaz ki (:
yemleri de pembe kalır işte..
kırmızıyla pembe aslında çok uyar, kime desem inanmıyor ama..
oysa öteki'm bilir, gökten bi yıldız çalıp avcuma sakladığı gece görmüştü çünkü (:
ay, geçti yine gerginliğim..
yoruldum ani ruh değişimlerimden? neler oluyo ki?
balıklar ilgi ister çünkü, hem yazık, açılacak denizi de yok bunun..
yakında bi tane de küçük kırmızı balık koyarım yanına belki..
o zaman canı da sıkılmaz ki (:
yemleri de pembe kalır işte..
kırmızıyla pembe aslında çok uyar, kime desem inanmıyor ama..
oysa öteki'm bilir, gökten bi yıldız çalıp avcuma sakladığı gece görmüştü çünkü (:
ay, geçti yine gerginliğim..
yoruldum ani ruh değişimlerimden? neler oluyo ki?
21.1.10
yihuu!
fotoğraf makinesi kabından cüzdanımı bırakıp kardeş'ciğimin kendi elleriyle kasetten bozarak yaptığı cüzdanıma geçiyorum. acaba sırada ne var? :)
ve işte o cüzdan,
tenk yu beybi, yirim adeta! :*
1.12.09
herhangi bir an
demiştim ya "herkes çok iyi" diye, bi kanıtı da bugün mail kutumda duruyordu işte (: benim de çok sevdiğim ters gülümsemeyle birlikte..
günlerce aradığım şarkıyı dinledim sonunda. korktuğum başıma gelmedi, bi şarkıyı gözümde bu kadar büyüttükten sonra beğenmezlik yapmadım. her zamanki vega şarkısı işte, tam beklediğim gibi, hüzünlü. bazı sözleri biraz şaşırttı sadece. ama teo şarkılarının vega'ya çok yakışacağı fikrime dayanak olarak kullanabilirim artık :)
ve benim çektiğimi çekmesin kimse diye..
günlerce aradığım şarkıyı dinledim sonunda. korktuğum başıma gelmedi, bi şarkıyı gözümde bu kadar büyüttükten sonra beğenmezlik yapmadım. her zamanki vega şarkısı işte, tam beklediğim gibi, hüzünlü. bazı sözleri biraz şaşırttı sadece. ama teo şarkılarının vega'ya çok yakışacağı fikrime dayanak olarak kullanabilirim artık :)
ve benim çektiğimi çekmesin kimse diye..
23.9.09
we want the funk too..
aynen öyleymiş, bi tanesiyle henüz buluşamamış olsam da..
ah! 'okulun ilk günü sendromu'nu yaşatmadığınız için teşekkür ederim! :*
mastercard da başarılar diliyor bize, bu derslerle nasıl olacaksa, bakalım..
family'i bile ekledim be çaresizlikten! :p
şimdi de günlük yazayım biraz. yok yok, 'sevgili günlük' değil ne yazık ki, gayet bir staj günlüğü.. 16 günü kafadan atcaz bakalım, hihi.. buranın reklamını her yerde yapmasam iyi olacak sanki :p
zaten topu topu 12 kişi girmiş geçen sene, türkiye'de... 12 ya! şaka gibi.. ühü :(
bu arada size HD kalitesinde video izletiorum, zor buldum, değerimi bilin! :p
acele edit: ohaa! freudian slip'in alasını yapmışım, 'we want the fuck too' yazmışım!
bilinçaltımdan korkuyorum şu an.. şaka gibi! :|
20.9.09
friendship never dies!
bu fotoğraf, bu kadar eskidiğinde bile hep yanımda olun tamam mı kiraz tanelerim?
biriniz sağımda, biriniz solumda..
yine darmadağın edelim her dükkanı, yana yatıralım her paketi..
kendimizden yaşlarca küçük çocuklar, bize 'fıstık' yapınca sevinelim..
hep kızalım birimizin sürekli geç kalmasına, öbürünün alınganlığına, diğerinin.. -kendime bi şey bulamadım :p-
ama sonra hepsinden eğlenceli muhabbetler çıkaralım..
her buluştuğumuzda, kirazlar, peluş çiçekler, balonlar ve oyuncak bebekler alalım..
ve isimler takmaya devam edelim birbirimize; pamuk prensesi, uyuyan güzeli görünce sevinelim..
ilk önce kimseye haber vermeden görüşelim yine, sadece 3ümüz; sonra bi daha buluşalım, diğer grupla birlikte, bahane olsun bize de :)
teşekkür ederim, hem de çok, hepsi için..
severim ikinizi de! paula'larım benim, yirim!
iyi ki hayatımdasınız..
14.9.09
pıtırcık
ya, bu rapor işi iyi oldu ya. sevgi pıtırcık'ı oldum çıktım resmen. rapordan bu kadar nefret edince, onun dışında kalan her şey, herkes sevimli falan gelmeye başladı herhalde :)) ama sevdiğiniz arkadaşlarınız varsa, hep sevin ya. valla çok hak ediyorlar..
her bıktığım anda, gaza getirildim hemen..
her takıldığım noktada, kurtarıldım..
nefret dolduğumda, birden gülme krizine sokuldum..
ve bunlar sadece son 4 gündür oluyor sanıyorsanız, yanılıyorsunuz :))
çok sevgim kabardı, bi de telefonu açsa tam olacaktı, neyse..
rapor etkisiyle, içimde tutmaya gerek görmediğim şeyleri yazdım işte..
en azından sen 'olur olmaz kişi' değilsin :p
her şey için teşekkür ederim, saykikim :*
her bıktığım anda, gaza getirildim hemen..
her takıldığım noktada, kurtarıldım..
nefret dolduğumda, birden gülme krizine sokuldum..
ve bunlar sadece son 4 gündür oluyor sanıyorsanız, yanılıyorsunuz :))
çok sevgim kabardı, bi de telefonu açsa tam olacaktı, neyse..
rapor etkisiyle, içimde tutmaya gerek görmediğim şeyleri yazdım işte..
en azından sen 'olur olmaz kişi' değilsin :p
her şey için teşekkür ederim, saykikim :*
7.9.09
post it
"Aynaya baktığımda
gözlerimden akan çay
yüzümü yakan çiller
ve kırık dişim...
pastanın üzerinde binlerce mum
gözlerim saplanmış her birine
ÜFLE! Bütün düşlerin şerefine..."
--
bu da ötekimdenmiş 25 Şubat 2005'te..
ve hala dolaplardan çıkanlar.. neleri değiştirdi o sene :)
gözlerimden akan çay
yüzümü yakan çiller
ve kırık dişim...
pastanın üzerinde binlerce mum
gözlerim saplanmış her birine
ÜFLE! Bütün düşlerin şerefine..."
--
bu da ötekimdenmiş 25 Şubat 2005'te..
ve hala dolaplardan çıkanlar.. neleri değiştirdi o sene :)








