"Aynaya baktığımda
gözlerimden akan çay
yüzümü yakan çiller
ve kırık dişim...
pastanın üzerinde binlerce mum
gözlerim saplanmış her birine
ÜFLE! Bütün düşlerin şerefine..."
--
bu da ötekimdenmiş 25 Şubat 2005'te..
ve hala dolaplardan çıkanlar.. neleri değiştirdi o sene :)
7.9.09
3.9.09
bmp
- did u know that when a penguin finds its mate, they stay together for the rest of their lives?
+ ...
- ..
+ .. be my penguin?
+ ...
- ..
+ .. be my penguin?
kötülüklerin en kötüsüdür!
nasıl göz yumuyorum her şeye, sonunu düşünmeden ya da kendimi? ben de isterdim aşktan uyuyamamayı geceleri, acıdan uyuyamamak yerine.. her sözümde, hareketimde pişman olacağımı bile bile... ve haklıydı nietzsche yine! övünmemeliydik umudumuz var diye. her şeyin nedeni umuttu işte.. sense her seferinde daha da yakıyordun canımı, geçmişte verdiğin sözlerin aksine...
sen eskisi kadar içten, ben de eskisi kadar saf olsam keşke...
02.02.09
23.08
(teoman~bir günde yalnızlık çalarken.. kötü bi telefon konuşmasının ardından..)
sen eskisi kadar içten, ben de eskisi kadar saf olsam keşke...
02.02.09
23.08
(teoman~bir günde yalnızlık çalarken.. kötü bi telefon konuşmasının ardından..)
--
ve hala nasıl da aynı her şey... dün yazmışım sanki.
~everybody's changin' but i don't feel the same!
2.9.09
sandık içi
temasına alışamadığım bi bloga yazmak, bi türlü kullanamadığım bi deftere yazmak gibi, şimdi fark ettim. bi defteri sevmedim mi not tutamam ben. spiralli olmalı, çok büyük ya da çok küçük olmamalı, kareli olmamalı...
burası da aynen öyle oldu, neler geçmiyor ki içimden. çok şey okudum mesela bugün, dolapların diplerini karıştırınca birsürü dergi buldum: kaçak yayın'lar, düşe-yazma'lar... sandıkiçi'mi buldum bir de! telefonumun ekranını süsleyen kahramanımı... kaybettim sanıp ne üzülmüştüm. işte, çok yazasım var, ama seni sevemedim tema! biraz daha beklemen gerekecek daha edebi (?) yazılarım için.
bir şey daha fark ettim: yan yana 2 noktadan daha çok sevdiğim bir şey varsa, o da küçük harfler.. küçük olan her şey sevilir zaten. hemen hemen her şey (:
22
.. ne kadar açıkmış meğer. yaşamadan anlamaz mı insan?
burası da aynen öyle oldu, neler geçmiyor ki içimden. çok şey okudum mesela bugün, dolapların diplerini karıştırınca birsürü dergi buldum: kaçak yayın'lar, düşe-yazma'lar... sandıkiçi'mi buldum bir de! telefonumun ekranını süsleyen kahramanımı... kaybettim sanıp ne üzülmüştüm. işte, çok yazasım var, ama seni sevemedim tema! biraz daha beklemen gerekecek daha edebi (?) yazılarım için.
bir şey daha fark ettim: yan yana 2 noktadan daha çok sevdiğim bir şey varsa, o da küçük harfler.. küçük olan her şey sevilir zaten. hemen hemen her şey (:
22
.. ne kadar açıkmış meğer. yaşamadan anlamaz mı insan?







