hayat bazen gerçekten acımasız olabiliyor. ama ben yine bütün iyimserliğimle bunu isteyerek yapmadığını düşünüyorum. çünkü hayat nereden bilebilirdi ki, benim bi mesaja bu kadar sevineceğimi. her şey, evde boş oturmamla başlıyor. tam da evde kimse yokken, müziklerim kuzenimdeyken ve fizy'den şarkı dinlemeye üşenmişken.
zaten yazı yazarken de ellerim terler hep. bu yüzden blogumda, günlüğümdekinden daha fazla yazı vardır benim. o yüzden başlayamıyorum hikayelerime, şarkı sözlerime.
>> ama gerçekten, bi şeyler güzel, bi şeyler daha güzel olacak gibi geliyor. sonra, bir korku alıyor beni, bir gerçekçilik. daha güzel olacak bir şey kalmamış gibi hayatımda, en güzelini zaten yaşıyormuşum gibi ve bundan sonra başlayacakmış gibi kötü şeyler. bu korku, kötü şeylere hazırlıklı olmadığımı hissettiriyor. ama mantıklı düşününce, kim hazırlıklıdır ki zaten?
sonra babam eve geliyor, kapıdan "merhaba" diye bağırıyor. yalnızlığım geçiyor. :)
4.7.11
17.6.11
fotoğraf
"durakta üç kişi
adam kadın ve çocuk
adamın elleri ceplerinde
kadın çocuğun elini tutmuş
adam hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
kadın güzel
güzel anılar gibi güzel
çocuk
güzel anılar gibi hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi güzel"
adam kadın ve çocuk
adamın elleri ceplerinde
kadın çocuğun elini tutmuş
adam hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
kadın güzel
güzel anılar gibi güzel
çocuk
güzel anılar gibi hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi güzel"
cemal süreya
15.6.11
şans.
"amaç bu zaten, insan bazen kendini unutur, sonra yazdıklarına bakıp hatırlar, aa ben vardım yahu der"
nick
~
hiç tanımadığın birinden duymak daha güzeldir bazı şeyleri.
ve hiç tanımadan kitap tavsiye etmek.
yeni yazılmakta olan bir kitap siparişi vermek.
gece yarısı, hiç yoktan, gülümseyebilecek kadar şanslıyım :)
nick
~
hiç tanımadığın birinden duymak daha güzeldir bazı şeyleri.
ve hiç tanımadan kitap tavsiye etmek.
yeni yazılmakta olan bir kitap siparişi vermek.
gece yarısı, hiç yoktan, gülümseyebilecek kadar şanslıyım :)







