Pages

16.11.11

işte öyle

kafamın karışık olmadığını söyleyemem. gün boyu düşündüğüm, yine de anlayamadığım, çözüm getiremediğim; bu nedenle de, rüyalarımda da uğraşmaya devam ettiğim şeyler var. uzun zamandır baş ağrısıyla uyanmıyordum. bugün bi bardak daha çay içmek istedim. oysa çayı pek sevmem ben. alışmıştım aslında birkaç senede, birkaç yakın arkadaşımla içe içe ama pek zevk vermiyor artık. zaten annem de bergamutlu çay almıyor. babam pek sevmiyor diye. babam cheesecake bile sevmiyor!

artık bir şeyleri ertelememe kararı almalıyım ama çok üşeniyorum. her kararımı uyguladığımdan değil tabi ki. bir kararımı daha uygulayamadığımı görmek istemediğimden. insan kendinden nefret ediyor öyle durumlarda. ben kimseden nefret etmem. göründüğü kadar iyi bir şey değil bu. bir zamanlar, house'un wilson'a söylediğini boş yere üstüme alınmadım sonuçta.

- you love everybody, it is your pathology !

ben bi de kapalı havayı pek sevmiyorum. elimde olsa, 'kapalı hava tatili' ilan ederim. havanın kapalı olduğu yetmiyormuş gibi, dağ başında oturmamıza rağmen, buraya kar gözükmeyecek kadar ince yağıyor. ama havada kar aydınlığı var. belki yarın sabah her şey daha güzel olur. belki de cuma sabahı.

beklediğim kişiler var. gelmiyorlar. söylemiştim, bekleyince gelmez hiçbir şey.

3 yıldız:

soluk dedi ki...

bekleyince gelmez hakkaten :(

Özgür Ceren Can dedi ki...

Kar yağacak, evet. :)

b~ dedi ki...

@soluk: evet, beklememek lazım. hem gelirse süpriz oluo en azından :)

@özgür ceren can: yaa? bugün sabah yine yoktu, belki cuma olur. yine de fena bi gün değildi aslında :)