Pages

12.10.10

ben bazen saçmalarım..

- anne, bilio musun, ağlayınca beyinde endorfin salgılanıomuş, böylece acın hafiflio.. ama ben ne zamandır ağlayamadıım için, acım hafiflemiyo :(
+ sen de eskiden çok ağladın kızım, muslukları açıodun hemen..
- evet, ne güseldi, açılmıo şimdi musluklarım, tıkanmış.. saç falan tıkamıştır muhtemelen, evet, saçlarımı kestirmem lazım demek ki, o zaman ağlayabilirim bence?
+ ?!&%!

p.s : gelecek bi prens yoksa, rapunzel olmanın ne anlamı var di mi?

11.10.10

bi kedi gördüm sanki.. :p

kutuyu açıp bakmadan bilemeyiz hiçbi şeyi ! :)

> cat's aliveee ! 

6.10.10

sleeplessliness

lie to me'de öğrendiklerimi, house'ta uygulayıp hastaların ve yakınlarının yalan söyleyip söylemediklerini anlicam :p  ama bu, çevremde de yoğun gözlem yapmayacağım anlamına gelmez tabi.. dikkatli olun o yüzden !

"truth or happiness .. never both" da bugünün en güzel ikinci cümlesi olsun :)
ilki, hiç beklemediğim bi anda, hiç beklemediğim birinden..
"zamanım olsa, sana daha kısa yazardım".. bu yüzden silip silip duruorum..
konuşmayı sevdiğimi nereden çıkardınız?

ingilizcedeki en güzel kelime ise sleeplessliness olmalı - bunu yarın söyleyeceksem, takılmadan söylemek için alıştırmalarıma devam etmeliyim. sleeplesslinesssleeplesslinesssleepless....
zzzZZzZzz!

p.s : kopmuşum yine baya, bugünlerde böyle..

3.10.10

günlük.

o kadar yazacak yerim var ama bi şeyler içimde patlıyo durmadan..
kağıtlı kalemli günlüğe mi dönsem diye düşünüorum, yazımın ne kadar şekilsiz olduğunu hatırlayınca vazgeçiorum :p yine de ortaokul / lise günlüklerimin komikliğini de düşününce, eğlenceli olurmuş gibi..
ama sevmekten-ölen-balık'a benzeyecek diye korkuyorum..
şimdilik, böyle çaktırmadan, anlamsızmışçasına yazayım, sonradan okuyunca ne dediğimi kendim bile anlamayayım da.. bi catharsis'e ihtiyacım olursa, sarılırım kaleme :)

sadece dünden önceki günden beri, aynı şarkı, defalarca.. `don't worry, life is easy.. `

p.s : ve konuştukça fark ediorum, düşündüğüm kadar korkak, düşündüğüm kadar uzak değilmişsin ! :)